Osteosarkom, kemik oluşturan hücrelerden (osteoblastlardan) köken alan ve en sık görülen primer kemik kanseridir. Özellikle 10-20 yaş arasındaki hızlı büyüme döneminde ve 60 yaş üzerindeki erişkinlerde görülür. Doğru tanı, doğru evreleme ve multidisipliner tedavi yaklaşımı sayesinde günümüzde birçok hastada uzuv koruyucu (limb-salvage) cerrahi başarıyla uygulanabilmektedir.
Osteosarkom Nedir?
Osteosarkom, malign mezenkimal hücrelerin osteoid (ham kemik matriksi) üretmesiyle karakterize agresif bir kemik tümörüdür. En sık uzun kemiklerin metafiz bölgelerinde ortaya çıkar. Özellikle diz çevresi (distal femur ve proksimal tibia) ile proksimal humerus en sık tutulan bölgelerdir.
Osteosarkom Evreleri
Osteosarkom evrelemesi genellikle AJCC (American Joint Committee on Cancer) ve MSTS (Musculoskeletal Tumor Society) sistemlerine göre yapılır.
| Evre | Tanım | 5 Yıllık Sağkalım |
|---|---|---|
| Evre 1 (IA-IB) | Düşük dereceli, lokalize tümör | %90'ın üzerinde |
| Evre 2 (IIA-IIB) | Yüksek dereceli, lokalize tümör | %60-75 |
| Evre 3 | Metastatik hastalık | %20-40 |
Sağkalım oranları; tümörün yayılımına, kemoterapiye verilen yanıta ve hastanın genel durumuna göre değişiklik gösterebilir.
Osteosarkomun Radyolojik Görünümü
Sunburst Paterni (Güneş Işını Görünümü)
Periostun tümöre yanıt olarak dik açıyla yeni kemik oluşumları geliştirmesi sonucu ortaya çıkar. Direkt grafi ve bilgisayarlı tomografide güneş ışınlarını andıran görüntü oluşur. Osteosarkomun en karakteristik radyolojik bulgularından biridir.
Codman Üçgeni
Tümörün korteksi aşarak periostu kaldırması sonucunda oluşan üçgen şeklindeki reaktif kemik görüntüsüdür. Genellikle hızlı büyüyen ve agresif lezyonlarda görülür.
Osteosarkom Ameliyatı: Uzuv Koruyucu Cerrahi (Limb-Salvage)
Günümüzde osteosarkom hastalarının %90'dan fazlasında uzuv koruyucu cerrahi uygulanabilmektedir.
Bu ameliyatlarda:
- Tümör, güvenli cerrahi sınırlarla birlikte çıkarılır.
- Çıkarılan kemik segmentinin yerine modüler endoprotez (metal implant) veya allogreft (kadavra kemiği) yerleştirilir.
- Büyüme çağındaki çocuklarda uzayabilen protezler (expandable prosthesis) kullanılabilir.
- Amaç hem tümörü tamamen temizlemek hem de uzvun fonksiyonunu korumaktır.
Osteosarkom Kemoterapisi
Osteosarkom tedavisinde en sık kullanılan standart kemoterapi protokolü MAP protokolüdür:
- Metotreksat
- Doksorubisin
- Sisplatin
Neoadjuvan (ameliyat öncesi) kemoterapi tümörün küçülmesini sağlayarak cerrahi planlamayı kolaylaştırır. Cerrahi sonrasında uygulanan adjuvan kemoterapi ise mikroskobik tümör hücrelerinin yok edilmesini hedefler.
Ameliyat sonrası patolojik incelemede değerlendirilen tümör nekroz oranı önemli bir prognostik göstergedir. Nekroz oranının %90'ın üzerinde olması iyi tedavi yanıtı olarak kabul edilir.
Osteosarkomda Prognoz
Prognozu etkileyen başlıca faktörler şunlardır:
- Tanı anında metastaz bulunup bulunmaması
- Tümörün yerleşim yeri ve büyüklüğü
- Kemoterapiye verilen yanıt
- Cerrahi sınırların temiz olması
- Tümör nekroz oranı
- Hastanın yaşı ve genel sağlık durumu
Erken tanı ve uygun tedavi ile lokalize osteosarkom hastalarında başarılı sonuçlar elde edilebilmektedir.
Sık Sorulan Sorular
Osteosarkom en sık hangi yaşlarda görülür?
Osteosarkom en sık 10-20 yaş arasındaki çocuk ve genç erişkinlerde görülür. İkinci sıklık zirvesi ise 60 yaş üzerindeki bireylerdir. Bununla birlikte hastalık her yaşta ortaya çıkabilir.
Osteosarkomda bacak kesilir mi?
Günümüzde gelişen cerrahi teknikler ve modern endoprotez sistemleri sayesinde hastaların büyük çoğunluğunda amputasyona ihtiyaç duyulmamaktadır. Ancak tümörün büyük damarlar, sinirler veya çevre dokularla ilişkisi değerlendirilerek her hasta için bireysel karar verilir.
Osteosarkom tedavisinde kemoterapi şart mıdır?
Yüksek dereceli osteosarkomların büyük çoğunluğunda kemoterapi, tedavinin ayrılmaz bir parçasıdır. Kemoterapi uygulanmadan yalnızca cerrahi ile tedavi edilen hastalarda nüks ve metastaz riski daha yüksektir.
Osteosarkom tedavisinde takip neden önemlidir?
Tedavi sonrasında düzenli takip; olası nükslerin, akciğer metastazlarının ve protezle ilgili sorunların erken dönemde tespit edilmesini sağlar. Bu nedenle kontrol programlarına düzenli uyulması büyük önem taşır.