Biyolojik Rekonstrüksiyon Nedir?
Biyolojik
rekonstrüksiyon, kemik tümörü cerrahisinde çıkarılan kemik segmentinin metal
protez yerine canlı kemik dokusuyla yeniden yapılandırılmasıdır. Bu yaklaşımın
en büyük avantajı kemik dokusunun zamanla iyileşme ve yeniden şekillenme
kapasitesine sahip olmasıdır. Özellikle genç hastalarda ve protez komplikasyonu
riski yüksek bölgelerde tercih edilir.
Biyolojik Rekonstrüksiyon Yöntemleri
Otogreft
yönteminde hastanın kendi vücudundan alınan kemik dokusu kullanılır.
Vaskülarize fibula grefti (damarıyla birlikte alınan kaval kemiği) en sık
kullanılan otogreft yöntemidir. Allogreft yönteminde doku bankasından temin
edilen kadavra kemiği kullanılır. Masif allogreftler büyük kemik defektlerinin
rekonstrüksiyonunda değerlidir.
Devitalize
otogreft yöntemi, çıkarılan tümörlü kemik segmentinin tümör hücrelerinin
öldürüldükten sonra aynı bölgeye geri yerleştirilmesidir. Pastörizasyon,
otoklavlama veya sıvı nitrojen ile dondurma gibi yöntemlerle tümör hücreleri
eradike edilir.
Avantajlar ve Dezavantajlar
Biyolojik
rekonstrüksiyonun en önemli avantajı kaynama gerçekleştiğinde kalıcı ve
dayanıklı bir sonuç elde edilmesidir. Metal protezlerin aksine mekanik yıpranma
ve gevşeme sorunları yaşanmaz. Dezavantajları arasında daha uzun iyileşme
süresi, kaynamama riski ve enfeksiyon yer alır.
Doç. Dr. Şahin Çepni, her hasta için tümörün yerine, boyutuna ve hastanın beklentilerine göre protez veya biyolojik rekonstrüksiyon arasında en uygun seçeneği değerlendirmektedir.